Yazının adını uzun uzun düşünmedim. Dar zamanlar yaşıyoruz basbayağı. Biraz iç dökme olacak bu defa yazacaklarım.

İyi niyet gösterdiğin insanların egosantrik alınganlıkları, seninde aslında kendi içinde kopan fırtınaların ama kendi meselen olduklarını bildiğin için kimseye ilişmeme hallerin, ailen, arkadaşların, arkadaşın sandıkların, hayallerin, hayatta geldiğin yerin, olmak istediğinle olamayışının arasında sıkışmışlığın, hayat mücadelen, aman Ali Rıza Bey ağzımızın tadı kaçmasın deyişler… Her geçen gün ülke olarak umutlarımızın tükenmesine sebep haberler alıyoruz. Global tarafta zaten dünyanın neye gittiğini bilen yok. Kendi ailende huzuru arıyorsun diyelim. Zamanla kendinin anne baba, anne babanın çocuk olduğunu görüyorsun tadın kaçıyor. Ben? diyorsun. Ailede bile esas rolleri bırakmayanların olduğu yerde senin figüranlığın dahi gümbürtüye gidiyor. Hadi ona da tamam. Madem öyle kendi içine dönmek istedin. Halbuki hiçte anlamadan ne kadar yıl uzaklaşmışsın aslında istediğin senden, yapmak istediklerinden. Ucundan yetişeyim desen. Epey koşman lazım. Yeni arayışlara girsen ya enerjin kalmamış ya heves. Heves demişken. Tazelenmeye ihtiyacımız var epey bir. Malum gündem pandemi iken evden yapılacak aktivitelere bakış atmak lazım. Meditasyon mu olur efendime söyleyeyim dolapları indirip boşaltmak dip köşe temizlik yapmak mı olur yoksa oturup düz duvara sadece bakmak bile olur bana kalırsa. Bazen durmakta gerekiyor çünkü. Anlamadım ben Temmuz bitiyor baksana. Bir bakmışsın yıl sonu gelmiş. Yeni yıl nasıl olacak arada bir de onun heyecanı düşüyor aklıma. Özlemiş olabilirim. Ya da aklıma kaçacak yer aradığımdan da olabilir. Netice de hepimiz sıkıldık. Ama bugünler de geçecek. Dar zamanlar bitecek, inanmak istiyorum. Sadece biraz daha deneyim kazanacağız bugünlerden. Ailen yine aynı aile olacak. Arkadaşlıkların daha olağan olacak belki, belki değişecek. Sen yine sıkılacaksın. Ben saçımda yeni bir tane beyaz tel daha bulacağım. Bunu da kime söylediysem kendi beyaz saç tellerini gösterip benimkileri küçümsemeye and içmiş gibi davranıyor. Sizinkileri inkar etmiyorum lütfen böyle düşünmeyin..

Bazen çok yoruluyorum, sonra geçiyor. Yarım kalan ne varsa hepsini tamamlayabilirim gibi geliyor. Sonra gözüm korkuyor. Yeniden yarım bırakırsam yine aynı hüsranları yaşarsam diye. Yaşarım da muhtemelen. O yüzden erteliyorum yine. Bakayım daha neyi ne kadar erteleyebilirim. Kısmet.

Çiğdem Yaşar

Merhaba, ben Çiğdem😊
Bloğuma hoş geldin🌸
Umarım yazılarım sana hoşça vakit geçirtir🎈

Bunlar da hoşunuza gidebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir