2.600 yıldan fazla bir süredir var olan, köklerini Vipassana’dan (Gautama Buddha tarafından oluşturulan meditasyon uygulamaları) alan Mindfulness moda sözcükten çok daha fazlasıdır…

Mindfulness, yaşadığın şu anı, etrafında olup biteni, kendinde olanları an be an fark etmektir. Aklından geçirdiğin düşünceleri, hissettiğin duyguları, çevrende gelişen olayları adlandırmadan ve yargılamadan onlarla kalabilmektir. Esasen bu farkındalık insanın doğasında bulunmasıyla birlikte giderek artan yaşam mücadelesi, stres, sorumluluklar ile beraber körelen bir kasımız haline gelmiş durumda. Yaşam biçimimiz, beslenme alışkanlıklarımız, hızlı yaşam, son yılın başkahramanı pandemi ve onun getirdikleriyle beraber iyice andan uzaklaşarak bir koşturmacanın içine düştük diyebiliriz. Farkındalık kasımızı bu felsefeyle geliştirip güçlendirebilir, yaşadığımız andan alacağımız keyfi biraz daha iyileştirebiliriz. Bunun için hazırlanan atölyeler mevcut, bunlara da katılmak istenebilir ya da rutin aktivitelerde ufak pratikler yapılarak da yine öğrenmek mümkün. Yemek yaparken ya da kahveni içerken dahi o ana odaklanıp duyularınla bulunduğun ana yoğunlaşman başlangıç için idealdir. Konsantrasyonla karıştırmamak gerekir tabi yemek yaparken farkındalığı artırmak dediğim şey, otomatik pilottan çıkıp yaptığımız hazırlığın ve o yemeğin farkına varmalıyız. Sabah kahveni hazırlarken geçmişi sorgulama ya da geleceğin peşine düşme; o an yaptığın işe odaklan. Şimdi, burada, mevcutta elimizde olanlarla ilişki geliştiriyoruz.

Arada kendimize şunu sorabiliriz:  “Şu anda bana keyif veren ne oluyor?” 

Mindfulness* yetenek sayesinde an’da olmanın gücüyle hayatın getirdiği zorluklar ile daha iyi başa çıkabilir; odaklanma, dikkat, netlik, konularında gelişme sağlayabiliriz. Asıl önemlisi yaşamı dönüştürecek davranışlar geliştirmektir. Bunlar bir an için durup, hayata ve ana odaklandığımız için onun bize sunduğu güzellikleri fark ettiğimiz için oluyor. Farkındalığın bize getirdikleriyle bizi zorlayan durumlara ve bunların bizdeki etkisine nasıl karşılık vereceğimizi belirliyoruz. Yok saymadan, getirdikleri deneyimi yaşayarak kendimize anı deneyimlediğimiz için izin veriyoruz. Kabul edip onayladığımız zaman ise, varsa o deneyimin bizi rahatsız eden etkisini azaltmış oluyoruz. İçsel tavrımızı da eğitmiş oluyoruz.

Hayatı zenginleştirmenin oldukça fazla yolu var. Kendin için yapabileceğin ise çok fazla şey var. Manevi gücünü artırabileceğin bir diğer öneri bu yazıda seni bekliyor..

Çiğdem Yaşar

Merhaba, ben Çiğdem😊
Bloğuma hoş geldin🌸
Umarım yazılarım sana hoşça vakit geçirtir🎈

Bunlar da hoşunuza gidebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir